Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi (MKOT)
Metabolik kontrollü onkolojik tedavi (MKOT), kanser hücrelerinin glukoz metabolizmasındaki Warburg etkisi temelli düzensizliği hedef alan ve düşük doz kemoterapiyi ketojenik diyet, kontrollü hipoglisemi, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi ile birleştiren bütüncül bir onkolojik protokoldür. ONCOMSI’de tedavi, medikal onkolog Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici koordinasyonunda İstanbul’da uygulanır.
İçindekiler
ToggleMetabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi Nedir?
Metabolik kontrollü onkolojik tedavi (MKOT), kanser hücrelerinin enerji üretimini düzenleyen metabolik yolaklara müdahale ederek kemoterapinin tümör üzerindeki etkisini artırmayı hedefleyen bir tedavi yaklaşımıdır. Yöntemin bilimsel temeli, 1924’te Otto Warburg tarafından tanımlanan ve “Warburg etkisi” olarak bilinen olguya dayanır: kanser hücreleri, normal hücrelerden farklı olarak glukozu büyük ölçüde laktata çevirerek metabolize eder.
Bu yaklaşım, kanseri yalnızca genetik bir hastalık olarak değil, aynı zamanda bir metabolik düzensizlik durumu olarak ele alır. MKOT’nin pratik karşılığı; kemoterapinin kanser hücrelerine en duyarlı oldukları metabolik pencerede uygulanması, eş zamanlı ketojenik diyetle glukoz erişiminin sınırlandırılması ve hipertermi ile hiperbarik oksijen tedavisinin sürece eklenmesidir.
ONCOMSI’de bu protokol; medikal onkolog koordinasyonunda, beslenme uzmanları ve destek ekip ile birlikte kişiselleştirilmiş şekilde uygulanır. Amaç, standart dozun altında bir kemoterapi yüküyle daha etkili sonuçlara ulaşmak ve hastanın yaşam kalitesini korumaktır.
MKOT Nasıl Çalışır?
MKOT, kanser hücrelerinin metabolik kırılganlıklarını hedefleyen beş bileşeni tek bir tedavi takviminde birleştirir: düşük doz kemoterapi, ketojenik diyet, kontrollü hipoglisemi, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi. Bu birleşim, kanser hücrelerini kemoterapiye karşı duyarlı hale getirir; sağlıklı dokuların yan etki yükünü görece sınırlı tutar.
- Kontrollü hipoglisemi: Kemoterapi uygulamasından önce kan şekeri tıbbi gözetim altında düşürülür; insülin etkisiyle kanser hücrelerinin membran geçirgenliği artırılır; kemoterapi ilaçlarının hücre içine girişi kolaylaşır.
- Ketojenik diyet: Karbonhidrat alımı sınırlandırılır, ağırlık ketonlara verilir. Bu, tümör mikro çevresinin glukoz erişimini azaltır.
- Düşük doz kemoterapi: Standart dozun altında uygulanan kemoterapötikler, kanser hücreleri metabolik baskı altındayken daha geniş bir hassasiyet penceresinde verilir.
- Hipertermi: Tümör bölgesi veya tüm vücut, kontrollü şekilde ısıtılır; ısı, tümör hücrelerinin DNA onarım kapasitesini azaltarak kemoterapiye duyarlılığını artırır.
- Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT): Yüksek basınç altında oksijen verilerek doku oksijenlenmesi artırılır; tümör hipoksisi giderilerek kemoterapi ve radyoterapi direnci azaltılır.
Bu beş bileşen birbirinden bağımsız değildir; her birinin zamanlaması ve dozajı, hastanın tıbbi durumuna, kanser türüne ve evresine göre planlanır. Süreç, medikal onkologun yönetiminde ilerler.
MKOT Süreci: Hasta Yolculuğu
MKOT süreci ONCOMSI’de yedi adımdan oluşur: ön değerlendirme, tetkik ve evreleme, kişiselleştirilmiş protokol planı, metabolik hazırlık, tedavi uygulamaları, yan etki yönetimi ve tedavi sonrası takip. Her aşama, Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici koordinasyonunda İstanbul’da yürütülür.
- Ön değerlendirme ve görüşme: Tıbbi öykü, mevcut görüntüleme ve laboratuvar sonuçları incelenir; tedavi için uygunluk değerlendirilir.
- Tetkik ve evreleme: Gereken durumda ek görüntüleme veya laboratuvar tetkikleri planlanır; kanser tipi ve evresi netleştirilir.
- Kişiselleştirilmiş protokol planı: Medikal onkolog, multidisipliner ekiple birlikte ketojenik diyet, hipertermi ve HBOT seans planını oluşturur.
- Metabolik hazırlık: Diyetisyen eşliğinde ketojenik diyete geçiş yapılır; kan şekeri ve keton düzeyleri izlenir.
- Tedavi uygulamaları: Kemoterapi, hipertermi ve HBOT seansları planlı sırayla uygulanır. Her seans öncesi ve sonrası klinik değerlendirme yapılır.
- Yan etki yönetimi ve destekleyici bakım: Bulantı, halsizlik, beslenme sorunları gibi durumlar erken aşamada yönetilir.
- Tedavi sonrası takip: ONCOMSI 5 yıl takip programı kapsamında düzenli kontroller planlanır; ihtiyaç hâlinde protokol güncellenir.
MKOT Kimler İçin Uygundur?
MKOT; pankreas, meme (üçlü negatif dahil), mide, rektum ve küçük hücreli dışı akciğer kanserinde uygulanan bir protokoldür. Tedavi uygunluğu; kanser türü ve evresine, hastanın performans durumuna ve önceki tedavi öyküsüne göre medikal onkolog tarafından belirlenir.
- Pankreas kanseri tanısı almış hastalar
- Meme kanseri, üçlü negatif alt tip dahil olmak üzere ileri evre vakalar
- Mide kanseri ileri evre hastaları
- Rektum kanseri vakaları
- Küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastaları
- Standart kemoterapiye ek bir yaklaşım arayan, multidisipliner değerlendirmeye uygun hastalar
Bu liste yönlendirici bir özettir. Her hastanın klinik durumu farklıdır; bu nedenle tedavi kararı yalnızca yüz yüze değerlendirme sonrasında verilir.
MKOT, medikal onkoloji uzmanlığı gerektiren bir protokoldür. Kemoterapi dozajı, hipoglisemi yönetimi ve hipertermi zamanlaması; onkoloji eğitimi almış bir hekimin klinik değerlendirmesine dayanır. Bu protokolün onkoloji eğitimi olmayan kişiler tarafından uygulanması ciddi risk taşır. ONCOMSI’de sürecin tamamı medikal onkolog koordinasyonunda yürütülür.
MKOT ve Standart Kemoterapi: Yaklaşım Farkı
MKOT ile standart kemoterapi arasındaki temel fark; MKOT’nin düşük doz kemoterapiyi ketojenik diyet, kontrollü hipoglisemi, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi ile birlikte uygulamasıdır. Aşağıdaki tablo iki yaklaşımın bileşen bazında ayrımını gösterir.
| Boyut | Standart Kemoterapi | Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi (MKOT) |
|---|---|---|
| Tedavi mantığı | Tek başına sitotoksik etki | Sitotoksik etki + metabolik müdahale |
| Kan şekeri yönetimi | Genellikle özel bir müdahale yok | Kontrollü hipoglisemi ile aktif yönetim |
| Beslenme | Genel beslenme önerileri | Ketojenik diyet, hekim ve diyetisyen takipli |
| Eşlik eden uygulamalar | Genellikle yok | Hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi |
| Hedef | Tümörü küçültmek | Tümörü daha hassas pencerede hedeflemek, yan etkileri azaltmak |
Tablodaki ayrım, iki yaklaşımın yan yana karşılaştırıldığında pratik farklarını gösterir. MKOT, standart kemoterapinin yerini almaz; aynı kemoterapötiklerin metabolik müdahalelerle bir arada planlanması anlamına gelir.
Bilimsel Kanıt
MKOT protokolü, Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici’nin yazarı olduğu sekiz uluslararası hakemli yayınla desteklenir; akciğer, pankreas, mide, rektum ve meme kanseri olmak üzere beş ana kanser türünde sağkalım ve yanıt verileri raporlanmıştır. MKOT protokolü, hakemli uluslararası dergilerde yayımlanmış klinik gözlemlerle desteklenir. Aşağıdaki bulgular doğrudan ONCOMSI medikal onkologu Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici’nin yazarı veya ortak yazarı olduğu çalışmalardan alıntılanmıştır. Sıralama, çalışmaya dahil edilen hasta sayısı esas alınarak yapılmıştır.
Akciğer Kanserinde Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici, 2019 (International Journal of Hyperthermia, 36(1):446-455; PMID 30931666) yayınında; 44 metastatik (evre IV) küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastasında haftalık karboplatin/paklitaksel temelli MKOT’nin ketojenik diyet, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi ile birleştirildiği retrospektif çalışmada; genel yanıt oranı (ORR) %61.4, ortalama genel sağkalım 42.9 ay (95% CI, 34.0–51.8) ve ortalama progresyonsuz sağkalım 41.0 ay (95% CI, 31.1–50.9) olarak bildirilmiştir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Pankreas Kanserinde Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici, 2020 (Complementary Medicine Research, Karger, 27(1):31-39; PMID 31527373) yayınında; 25 metastatik (evre IV) pankreas duktal karsinomu hastasında gemsitabin temelli veya FOLFIRINOX protokolüyle uygulanan MKOT’nin ketojenik diyet, hipertermi ve HBOT ile birleştirildiği retrospektif çalışmada medyan genel sağkalım 15.8 ay (95% CI, 10.5–21.1), medyan progresyonsuz sağkalım 12.9 ay (95% CI, 11.2–14.6) olarak bildirilmiştir. Yaş ve cinsiyetin sağkalım üzerinde istatistiksel etkisi gözlenmemiştir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici,2016 (Journal of Pancreas (Online), 17(1):36-41) yayınında; 33 rezeke edilemez (evre III–IV) pankreas adenokarsinomu hastasında uygulanan MKOT protokolünün retrospektif değerlendirmesinde medyan sağkalım 19.5 ay, 1 yıllık sağkalım oranı %82.5 olarak bildirilmiştir. Tedavi sürecinde 4 hasta cerrahi için uygun hale gelmiştir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Mide Kanserinde Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici, 2020 (Nigerian Journal of Clinical Practice, 23(5):734-740) yayınında; 24 evre III–IV lokal ileri veya metastatik gastrik adenokarsinom hastasında uygulanan MKOT + ketojenik diyet + lokal hipertermi + HBOT protokolünde hastaların %88’inde (22/24) tam yanıt elde edilmiş; ortalama genel sağkalım 39.5 ay (95% CI, 28.1–51.0), ortalama progresyonsuz sağkalım 36.5 ay (95% CI, 25.7–47.2) olarak bildirilmiştir. Oruç, hipoglisemi, ketojenik diyet, hipertermi veya HBOT’a bağlı kayda değer bir sorun gözlemlenmemiştir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Rektum Kanserinde Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici, 2020 (Archives of Clinical and Experimental Medicine, 5(1):16-20) yayınında; 21 evre II–IV rektum karsinomu hastasında uygulanan MKOT (1. basamak oksaliplatin, 2. basamak irinotekan temelli) + ketojenik diyet + hipertermi + HBOT protokolünde ortalama genel sağkalım 58.6 ay (95% CI, 43.3–73.9), ortalama progresyonsuz sağkalım 45.1 ay (95% CI, 28.9–61.2) olarak bildirilmiştir. Ek güvenlik endişesi gözlemlenmemiştir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici,2016 (International Journal of Cancer Research and Molecular Mechanisms, 2(1):1-4) yayınında; 81 yaşında, evre III (T3N2M0) alt rektum kanseri olan ve cerrahiyi reddetmiş bir hastada FOLFOX6 temelli MKOT + radyoterapi + lokal hipertermi protokolüyle tam klinik ve patolojik remisyon sağlandığı, 27 ayı aşan takipte nüks gözlemlenmediği bildirilmiştir. Bu tek vaka raporudur; genel sonuçlar için daha kapsamlı çalışmalar gereklidir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Meme Kanserinde Metabolik Kontrollü Onkolojik Tedavi
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici,2021 (Cureus, 13(4):e14686) yayınında; 47 yaşında premenopozal, evre son (T4N3M1) meme kanseri olan ve beyin, akciğer, mediastinum, karaciğer, karın ve kemik metastazları bulunan bir hastada 6 aylık MKOT + ketojenik diyet + hipertermi + HBOT protokolü sonrasında tespit edilebilir tüm lezyonların ortadan kalktığı, tam remisyonun PET-CT ile doğrulandığı ve 2 yıl boyunca korunduğu bildirilmiştir. Bu tek vaka raporudur; genel sonuçlar için daha kapsamlı çalışmalar gereklidir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici,2017 (Cureus, 9(7):e1445; PMID 28924531) yayınında; 29 yaşında, evre IV (T4N3M1) triple negatif invazif duktal meme karsinomu olan ve karaciğer metastazları bulunan bir hastada 6 aylık MKOT + ketojenik diyet + hipertermi + HBOT protokolü sonrasında PET-CT ile tam terapötik yanıt elde edildiği, takiben yapılan mastektomide tam patolojik yanıtın teyit edildiği bildirilmiştir. Bu tek vaka raporudur; genel sonuçlar için daha kapsamlı çalışmalar gereklidir. Yazarlar, sonuçların daha geniş karşılaştırmalı klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
ONCOMSI’de MKOT: Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici
ONCOMSI, İstanbul merkezli uluslararası bir medikal onkoloji merkezidir ve metabolik kontrollü onkolojik tedavi protokolünü medikal onkoloji uzmanı Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici koordinasyonunda 2010’dan bu yana kesintisiz uygulamaktadır. ONCOMSI’de metabolik kontrollü onkolojik tedavi, medikal onkoloji uzmanı Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici’nin koordinasyonunda yürütülür. Tedavinin bütüncül yapısı, medikal onkologun bir orkestra şefi gibi kemoterapi, beslenme, hipertermi ve HBOT bileşenlerini hastaya özel olarak senkronize etmesini gerektirir.
MKOT protokolü Türkiye’ye, Prof. Dr. Bülent Berkarda ve Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici öncülüğünde kazandırılmıştır. 2010’dan bu yana kesintisiz uygulanan bu protokolde biriktirilen 16+ yıllık klinik deneyim ve hasta verisi, ONCOMSI’yi bu alanda uluslararası literatürde atıf alan çalışmalarıyla dünyada öncü merkezler arasına taşımıştır. Biriktirilen klinik know-how, tedavi protokolünün her hasta için ayrı biçimde iyileştirilmesinin temelini oluşturmaktadır.
Doç. Dr. İyikesici, metabolik kontrollü onkolojik tedavi alanında yılların klinik deneyimine sahip bir hekimdir. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış makaleleri ve Türkiye’de metabolik kontrollü onkolojik tedavi ile hiperterminin öncülerinden olması, ONCOMSI’nin sahip olduğu bilimsel sermayeyi oluşturur.
İstanbul’da MKOT. ONCOMSI, İstanbul merkezli uluslararası bir medikal onkoloji merkezidir. İstanbul’un Türkiye genelinden ulaşım kolaylığı ve uluslararası hava bağlantıları, yurt içinden başka şehirlerden ve yurt dışından başvuran hastalar için planlamayı kolaylaştırır. Tedavi süresi boyunca uzun seyahat ihtiyacı, ön görüşmede ekibimizle birlikte değerlendirilir.
MKOT ile Birlikte Uygulanan Protokoller
MKOT, üç temel protokolle entegre çalışır: ketojenik diyet, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT). Metabolik kontrollü onkolojik tedavi, ONCOMSI’nin sunduğu diğer protokollerle entegre çalışır. Her bileşenin ayrı bir bilimsel mantığı vardır; birlikte kullanıldıklarında kemoterapinin etkisini desteklemek amacıyla planlanırlar.
- Ketojenik diyet: Tümör mikro çevresinin glukoz erişimini sınırlandırır.
- Hipertermi: Lokal veya tüm vücut ısıtması ile kemoterapiye duyarlılığı artırır.
- Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT): Doku oksijenlenmesini artırır.
Hangi Kanser Türlerinde Değerlendirilir?
MKOT protokolü beş ana kanser türünde değerlendirilir: pankreas kanseri, meme kanseri (üçlü negatif alt tip dahil), mide kanseri, rektum kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri. MKOT protokolü, farklı kanser türlerinde değerlendirilen bir yaklaşımdır. Her kanser türünde tedavi planı ayrı şekilde kurgulanır.
- Pankreas kanseri: uluslararası dergide yayımlanmış MKOT verisi mevcuttur.
- Meme kanseri
- Mide kanseri
- Rektum kanseri
- Akciğer kanseri (küçük hücreli dışı)
Metabolik kontrollü onkolojik tedavi nedir?
Metabolik kontrollü onkolojik tedavi (MKOT), kanser hücrelerinin glukoz metabolizmasını hedef alan ve düşük doz kemoterapiyi ketojenik diyet, kontrollü hipoglisemi, hipertermi ve hiperbarik oksijen tedavisi ile birleştiren bütüncül bir onkolojik protokoldür. Amaç, kemoterapinin etkinliğini artırmak ve yan etki yükünü azaltmaktır.
MKOT ile standart kemoterapi arasındaki fark nedir?
Standart kemoterapi, sitotoksik ilaçların tek başına uygulanmasına dayanır. MKOT ise aynı ilaçların metabolik müdahalelerle birlikte ve genellikle daha düşük dozda uygulanmasını içerir. Amaç, kanser hücrelerini metabolik açıdan daha hassas bir pencerede hedeflemektir.
MKOT hangi kanser türlerinde uygulanır?
Pankreas kanseri, meme kanseri, mide kanseri, rektum kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri gibi farklı kanser türlerinde değerlendirilir. Uygunluk kararı, kanser türü ve evresine, hastanın genel durumuna ve tedavi geçmişine göre medikal onkolog tarafından verilir.
MKOT'nin yan etkileri standart kemoterapiye göre nasıldır?
MKOT protokolünde genellikle düşük doz kemoterapi kullanılır ve süreç metabolik kontrollü onkolojik tedavi yöntemleriyle birlikte (ketojenik diyet, hipertermi, HBOT) yürütülür. Bu yaklaşımın amaçlarından biri yan etki yükünü azaltmaktır. Yan etkilerin türü ve şiddeti hastadan hastaya değişir; süreç boyunca yan etki yönetimi medikal onkolog ve destek ekip tarafından yapılır.
MKOT sürecinde ketojenik diyet zorunlu mudur?
Ketojenik diyet, MKOT protokolünün temel bileşenlerinden biridir. Diyetin uygulanış şekli ve süresi, hastanın tıbbi durumuna ve toleransına göre diyetisyen ve hekim tarafından planlanır.
MKOT kaç seans sürer?
Seans sayısı kanser türüne, hastalığın evresine, tedaviye verilen yanıta ve hastanın genel durumuna göre değişir. Süreç, medikal onkolog tarafından kişiselleştirilmiş şekilde planlanır.
MKOT pankreas kanserinde işe yarar mı?
Metastatik (evre IV) pankreas kanseri hastalarında MKOT’nin ketojenik diyet, hipertermi ve HBOT ile birleştirildiği 25 hastalık retrospektif gözlemsel çalışmada medyan genel sağkalım 15.8 ay, medyan progresyonsuz sağkalım 12.9 ay olarak bildirilmiştir (Doç. Dr. Mehmet Salih İyikesici, 2020; PMID 31527373). Yazarlar, sonuçların daha geniş klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.
İstanbul dışından MKOT için nasıl başvurulur?
İstanbul dışından veya yurt dışından başvuran hastalar için ön görüşme uzaktan da planlanabilir. Tedavi planı kesinleştikten sonra İstanbul’a seyahat ve konaklama planı, ekibimizle birlikte değerlendirilir.
Randevu ve İletişim
Metabolik kontrollü onkolojik tedavinin sizin durumunuzda uygun olup olmadığını yalnızca yüz yüze tıbbi değerlendirme belirleyebilir. ONCOMSI ekibi, İstanbul’daki merkezimizde sizi ve yakınlarınızı süreç boyunca yalnız bırakmadan değerlendirir.
Tanı ve tedavi için doktorunuza danışınız. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır.